9 Haziran 2012 Cumartesi

Balkon Sefası

Bu yazın ilk balkon sefası bugüne denk geldi. İlk olarak yarım kalmış çiçek dikim işlerimi tamamladıktan sonra bilgisayarımı da alıp kuruldum balkona.Etraf yemyeşil, boğaz turkuaz rengi. Yeşilden maviye uzanan vadi tam seyirlik. Ev kuzeye baktığından hafif bir rüzgar her daim mevcut. İnsana huzur veriyor. Huzur, bulunmaz nimet.

İki gündür evde olmadığım için dönüşte çiçeklerimi biraz kendinden geçmiş buldum. Bir kısmını balkonun önüne askı sistemiyle yerleştirdiğim saksılara yerleştirdim, tümünü suladım. Küpe çiçeğim hemen kendine geldi. Bodrum papatyaları da yeni çiçeklerini verdiklerinde balkon daha da canlanacak.

Balkonu, manzarası, rüzgarı, vs. insanın evi tüm dertlerinden sıyrıldığı, kendi başına ve kendisi gibi olabildiği kalesi çoğu zaman. Her ayrılık sonrası geri dönüşte oh dedirten bir mekan. Benim gibi yalnız yaşayanlar için özellikle, her şeyi geride bırakabildiğin ve zaman zaman herşeyi içselleştirebildiğin bir yer.

Tıpkı benim evimde olduğu gibi her evde başka bir hayat yaşanıyor. Kiminde mutluluk, kiminde hüzün, kiminde acı,  kiminde şiddet. Ama her ev kendi sahibinin kalesi, tıpkı benimki gibi.









Hiç yorum yok:

Yorum Gönder