Bu yazın ilk balkon sefası bugüne denk geldi. İlk olarak yarım kalmış çiçek dikim işlerimi tamamladıktan sonra bilgisayarımı da alıp kuruldum balkona.Etraf yemyeşil, boğaz turkuaz rengi. Yeşilden maviye uzanan vadi tam seyirlik. Ev kuzeye baktığından hafif bir rüzgar her daim mevcut. İnsana huzur veriyor. Huzur, bulunmaz nimet.
İki gündür evde olmadığım için dönüşte çiçeklerimi biraz kendinden geçmiş buldum. Bir kısmını balkonun önüne askı sistemiyle yerleştirdiğim saksılara yerleştirdim, tümünü suladım. Küpe çiçeğim hemen kendine geldi. Bodrum papatyaları da yeni çiçeklerini verdiklerinde balkon daha da canlanacak.
Balkonu, manzarası, rüzgarı, vs. insanın evi tüm dertlerinden sıyrıldığı, kendi başına ve kendisi gibi olabildiği kalesi çoğu zaman. Her ayrılık sonrası geri dönüşte oh dedirten bir mekan. Benim gibi yalnız yaşayanlar için özellikle, her şeyi geride bırakabildiğin ve zaman zaman herşeyi içselleştirebildiğin bir yer.
Tıpkı benim evimde olduğu gibi her evde başka bir hayat yaşanıyor. Kiminde mutluluk, kiminde hüzün, kiminde acı, kiminde şiddet. Ama her ev kendi sahibinin kalesi, tıpkı benimki gibi.
9 Haziran 2012 Cumartesi
10 Mayıs 2012 Perşembe
Uzunca Süredir Yürümeyi Beklediğim Likya Yolu
Geçen yıldan beri Likya Yolu'nu yürümek istiyorum. Geçen sene tam gidiyoruz derken kişi sayısının yetersizliği nedeniyle tur iptal edilmiş, gidememiştim. Bu sene kolum sakat olmasına ve bedenen kendimi geçen seneki kadar güçlü hissetmeme rağmen cumartesi günü bir grupla birlikte Likya Yolu'na doğru yola çıkacağım.
Neden bu yolu yürümek benim için bu kadar önemli? Bunun net bir cevabı yok. Hislerim orada olmam ve bu deneyimi yaşamam gerektiğini söylüyor. Ve ben hislerime nedense tuhaf bir şekilde güvenirim.
Çok uzun zamandır içimde çocukluğumda birebir içinde olduğum doğaya, doğayla iç içe yaşama dönmek konusunda bir istek var. Bunu gerçekleştirmek için koşulları hazırlamaya çalışıyorum. Deniz ve yeşil günlük yaşantımın bir parçası olsun, bu ikisine ulaşmak için debelenmeyeyim, hatta düzen tersine dönsün ve kentsel aktiviteleri tatil anlayışının bir parçası haline getireyim, yani doğa benim rutinim olsun istiyorum. Belki de bu nedenle Likya Yolu'nun benim için bir başlangıç olacağını hissediyorum.
Geçen hafta boyunca yolculuk için gerekli hazırlıkların bir kısmını yaptım. Kendime omzuma değil, sırtıma yük bindirecek cinsten bir çanta ve ayak bileğimi koruyacak bir ayakkabı aldım. Ayrıca bir kaç parça daha eşya. Birkaç eksiğim daha kaldı, onları da önümüzdeki iki gün boyunca halledeceğim.
Heyecanlıyım, iş seyahatlerim dışında çıktığım tüm seyahatler gibi. Seyahatle ilgili detayları, eğer becerebilirsem, günbegün buradan paylaşmaya çalışacağım.
Neden bu yolu yürümek benim için bu kadar önemli? Bunun net bir cevabı yok. Hislerim orada olmam ve bu deneyimi yaşamam gerektiğini söylüyor. Ve ben hislerime nedense tuhaf bir şekilde güvenirim.
Çok uzun zamandır içimde çocukluğumda birebir içinde olduğum doğaya, doğayla iç içe yaşama dönmek konusunda bir istek var. Bunu gerçekleştirmek için koşulları hazırlamaya çalışıyorum. Deniz ve yeşil günlük yaşantımın bir parçası olsun, bu ikisine ulaşmak için debelenmeyeyim, hatta düzen tersine dönsün ve kentsel aktiviteleri tatil anlayışının bir parçası haline getireyim, yani doğa benim rutinim olsun istiyorum. Belki de bu nedenle Likya Yolu'nun benim için bir başlangıç olacağını hissediyorum.
Geçen hafta boyunca yolculuk için gerekli hazırlıkların bir kısmını yaptım. Kendime omzuma değil, sırtıma yük bindirecek cinsten bir çanta ve ayak bileğimi koruyacak bir ayakkabı aldım. Ayrıca bir kaç parça daha eşya. Birkaç eksiğim daha kaldı, onları da önümüzdeki iki gün boyunca halledeceğim.
Heyecanlıyım, iş seyahatlerim dışında çıktığım tüm seyahatler gibi. Seyahatle ilgili detayları, eğer becerebilirsem, günbegün buradan paylaşmaya çalışacağım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)